Demiryolları ve Trenler

Münakalat – Muhaberat Mevzuatı | canakci | Temmuz 31, 2010 at 12:49 pm

Kömürlü kara tren şimendiferi


önceki yazı

önceki yazı


Osmanlı’nın ilk kez borç aldığı 1854 yılından, ödeme güçlüğü içine 1870 (Düyun-u Umumi) yılına kadar olan dönemde, çeşitli İngiliz ve Avusturya şirketleri Osmanlı topraklarında geleceğini parlak olarak gördükleri güzergahlarda demiryolları inşaatlarına girişmişler. Kahire – İskenderiye, İzmir – Aydın, Beyrut, Halep, Bursa, Mudanya, Köstence-Çernavoda, İzmir – Kasaba demiryolları 1850-60 yılları arasında farklı İngiliz şirketlerince inşa ediliyor. O dönemde yabancılar bizden para falan istemeden (biraz da 1980′lerde Özal’ın yeniden icat ettiği “yap işlet devret” formülüne benzer şekilde) işe girişiyorlar. 1871-1883 Şark Rumeli hattı Avusturyalı Baron Hirsch ile bir Fransız şirketine, İzmir-Ankara hattı yapım işi 1888 tarihli fermanla Alfred Kautla’ya 99 yıl süreyle ve kilometre garantisi ile veriliyor. Düzenli ulaşım böylece 19. yüzyılın sonunda Osmanlı ülkesinin ana merkezleri arasında büyük ölçüde başlamış oluyor.

Ancak kısa bir süre sonra Birinci Dünya Savaşı çıkıyor. Bu şirketler savaş sırasında karşımızda kalan ülkelerin insanlarına ait olması dolayısıyla demiryolu hatlarının çoğuna el konulmuş. Kasım 1918′de İstanbul işgal ediliyor, Ekim 1923′de ise İstanbul düşman (İngiliz) işgalinden kurtarılıyor.

Cumhuriyet hükümeti hızla eksik kalan demiryollarının inşasına başlamış. Kamulaştırmalara rağmen 1929′da yabancı şirketlerin imtiyazında kalmış olan yollar, Devlet Demiryolları Müdüriyeti Umumiyesi imtiyazındaki yollar kadar. (Yani yerli ve yabancı işletme yaklaşık eşit kilometre sayısına sahip).

sonraki yazı

Sonraki yazı

Cumhuriyetin 10′uncu yıl marşında söylenen ‘yurdu demir ağlarla örme’ hadisesi de, aslında yabancılar tarafından başlatılan o çalışmaların ‘devletleştirilerek’ (onlardan zorla devralınarak) aynı altyapıya göre sürdürülmesi hadisesidir. 1941 de yabancı işletme ancak % 8 kadar kalıyor, 1948 de ise tümü devletleştiriliyor. Tümünün devletleştirilmiş olduğu 1948 yılından hızlı tren hattına başlandığı 21.yüzyıla kadar geçen yarım yüzyılda demir yollarımızda kayda değer herhangi bir gelişme olduğunu söyleyemeyiz.

Yorum gönder

Yorum göndermek için giriş yapmalısınız.