İlk Uçan Bisiklet

Münakalat – Muhaberat Mevzuatı | canakci | Ağustos 3, 2010 at 8:49 am

Gossamer Albatross


önceki yazı

önceki yazı


Tarihini tam hatırlamıyorum, ama sanırım 1975′de bizim Türk gazetelerinde yer alan bir haber ünlü İngiliz sanayici Henry Kremer tarafından verilen ve Royal Aeronautical Society tarafından yönetilen bir yarışmayı konu etmekteydi. Ödülü alabilmek için “sadece insan gücüyle havalanan ve havada kalan (motor kullanmayan) bir araçla Calais – Dover arasındaki Manş boğazını geçmek gerekiyordu.  Henry Kremer bunu başaran ilk kişiye yarışmanın  50 ve 100bin sterlinden oluşan iki farklı etabı için toplam 150bin sterlin (205 bin dolar) ödül verecekti.
Bu acaba yapılabilir miydi?

İnsanoğlunun duyduğumuz ilk uçma hadisesi İstanbul’da 4. Murat zamanı (16.yy) Hezarfen Ahmet Çelebi’nin taktığı kanatlarla Galata Kulesi’nden uçarak Üsküdar (Doğancılar’a) inmeyi başarmasıdır. Ancak söylendiğine göre bu başarısı kendisinin felaketi oldu.

“Bunu başaran kim bilir daha neleri yapabilir” diyerek 4. Murad’ın kendisini Cezayir’e sürdürdüğü orada boğdurduğu söylenir. Nitekim bildiğimiz daha sonra Osmanlı mülkünde bu tür deneme yapan bir kişi daha çıkmamıştır.  (Aslında ne olduğu tam bilinmeyen bir de Abbas İbn Firnas’ın kuş gibi kanat sallayarak uçan ornitophter’i hikayesi var, o da ayrıdır.)
Daha çok sonraları (1880’lerde) Alman mühendis “Otto Lilienthal” bu konuyu araştırmıştı. 1889’da yazdığı “Der Vogelflug als Grundlage der Fliegerkunst” adlı kitabındaki birçok çizimde, kuşların kanat çırpma hareketlerini gösteriyordu. Kendisi de kuşlar gibi uçmak için denemeler yaptı. Ancak, Lilienthal in bu düşüncesini uygulamaya geçirirken önemli bir hata yaptığı, kanatları tek parça yerine birçok detaydan oluşturduğu söylenir. Bu yüzden, kuş kanadının ideal mekanizmasına erişmekten çok uzak kaldı ve denemeleri de başarısız oldu.

Ondan 10 yıl kadar sonra Wright kardeşler motorlu modelleriyle başarıya ulaştılar. Peki, ideal bir tasarım gerçekleştirilebilirse insanoğlu kuş gibi uçabilir mi? Böyle bir uçuş için gerekli minimum güç nedir?

Ödülün konulduğu açıklandığından 1 yıl kadar sonra idi, yine bizim gazetelerde şöyle bir haber yer aldığını hatırlıyorum.

“İnsan gücüyle uçmanın mümkün olmadığı ispatlandı.

Aslında habere konu olan bilimsel araştırma konusunda uzman ünlü bir profesör tarafından yayınlanmıştı ve tabii böyle bir “ispat” yapmamakla beraber bu işe ilişkin ayrıntılı hesaplamalar yer almaktaydı. Uçan bir cismin yatay uçuşunu sürdürebilmesi için gereken güç bu cismin ağırlığına, kanat boyutlarına, hızına ve üzerinde oluşan dirence (sürüklemeye) bağlıdır. Örneğin, ağırlığın iki katına çıkması, uçmak için gereken gücü 2,83 katına çıkarır. Eğer cismin hızı düşükse hava direnci de küçüktür ve sürükleme oluşturan bazı parazit elemanlara tolerans gösterilebilir, çünkü bunlar gücü fazla etkilemez.

Örneğin, bir hesapla kuş kanadının temel aerodinamik özelliklerini taşıyan bir hava aracıyla uçan 70 kg ağırlığındaki bir insanın 670 W güce ihtiyacı olduğunu ortaya çıkmaktadır. Sakin bir şekilde oturan bir insan yaşam fonksiyonlarını sürdürebilmek için 80 W harcar. Bisiklet kullanan sporcu 450 W, yavaş yürüyen birisi 150 W, 100 metre koşucusu ise, insan için oldukça yüksek bir değer olan 650W güç harcar. Profesör özetle bu tür itiraz edilemeyecek hesaplar çıkarmıştı ve hesapları uçacak kişinin “Herkül kadar güçlü ve bir kuş kadar hafif olması gerektiğini” göstermekteydi. Bu özellikte bir insan olmadığına göre de bilimsel olarak insanın uçmasının mümkün olmadığı açıktı. Nitekim bu haberi yapan Türk gazeteci bizden de konuyla ilgili yetkili bazı profesör ve bilim adamlarının görüşünü almıştı.

Bizim hocalar, Lilienthal’i de referans vererek “insan gücüyle uçmanın mümkün olmadığının zaten bilindiğini, ödül vereceğini açıklayan firmanın bunu reklâm amacıyla yaptığını, sonuçta hiç kimsenin bu ödülü alamayacağını” çokbilmiş bir şekilde ve en kesin bir ifadeyle belirttiler.

…Oysa o sıralar Paul McCready, Brian Allen, yakın arkadaşları ve ailesinden oluşan bir grup ile bu değerlendirmeleri hiç dikkate almadan çalışmalarını sürdürmekteydi… Sonunda “kas gücü tahrikli ilk uçak olan “Gossamer Condor” u tamamladılar.

İlk olarak 23 Ağustos 1977’de Kaliforniya’da Brian Allen, Kremer yarışmasının ilk etabı (50 bin sterlin ödül) için gerekli uçuşu bu uçakla 7,5 dakikada tamamladı.

Gossamer Condor

Gossamer Condor


12 Haziran 1979’da ise, Gossamer Condor’un  daha geliştirilmiş bir modeli olan Gossamer Albatross ile Brian Allen uçan makinesinin pedallarına basarak zorlu hava türbülansına ve ters yönde esen rüzgâra rağmen İngiliz Kanalı’nı (Manş) geçmeyi başardı. 2 saat 49 dakika havada kalarak insan gücüyle yapılan bütün uçuşların süresini aşmış, Manş boğazında suyun üstünden 22 mil yol kat etmiş ve Kremer ödülünün 100bin sterlinlik ikinci etabını da kazanmıştı.

Bu çalışmalar daha sonra NASA sponsorluğunda sürdürülerek ilerletildi. Bir an için bu çalışmaların Amerikalı McCready ve Allen yerine, İstanbul’lu birkaç genç tarafından gerçekleştirildiğini düşünmeye çalışalım:

Sanırız, önce medya “Türkiye’nin bu inanılmaz başarısını” tüm dünyaya ilan eder,  daha sonra ise bürokrasinin çeşitli resmi dairelerinin yetkilileri bu duyuruyu “ihbar telakki ederek” kendilerine çeşitli görevler çıkartırlardı.

Sivil havacılık dairesi ve il trafik müdürlüğü bu tehlikeli araç için izin verilemeyeceğini ve tüm deneme uçuşlarını yasakladığını duyurur, Maliye bakanlığı izinsiz üretilen bu araç için “Boeing” tarifesi üzerinden cezalı vergi tayin eder, Sanayi bakanlığı jandarma marifetiyle tüm araca ve üretildiği yere el koyar, sahiplerini gözaltına alarak günlerce ifadelerini alırdı. Daha sonra şüpheliler Ankara’ya götürülüp tekrar sorgulanarak gizli örgütlerle ilişkilerinin olup olmadığı iyice araştırıldıktan sonra vergi cezalarını ödemek üzere icra takibiyle serbest bırakılırlar, Teknik Üniversite Uçak Mühendisliği bölümü yetkilileri ise “bilimsel yeterliliği belirsiz şarlatan kişilerin insanların hayatına mal olabilecek bu tür üretimler yapmalarını önleyecek gerekli tedbirlerin alınmasını” ister, “U faktörünü doğru hesaplayamadıklarından ilk sarsıntıda alabora olarak içindekinin ve aşağıdakilerin hayatına mal olacağını, bu tür bir aracın ancak bilimsel hesapları doğru yapılarak ilgili kurumlarca onaylandıktan sonra deneme uçuşlarına izin verilebileceğini” duyururdu.

Yaratıcı, girişimci çalışkan ve cesaretli vatandaşlarımız var. Ancak, yukarıdaki tahminleri örneğin bir “cep denizaltısı” yapmaya kalkışan bir vatandaşımızın başına gelenlere ilişkin okuduklarımdan esinlenerek yazdım. Batıda ise resmi kurumlar bu tür araştırmacılara büyük destek oluyor.

Dr. Paul Mc Cready çalışmalarını NASA desteğinde Albatross’dan sonra Gossamer Condor ve Penguin olarak sürdürdü. Başka birçok ödül daha aldı. Küçük motorlu, güneş pilli modelleri denendi. Düsseldorf, Almanya’dan Peer Frank doktora çalışmasında (Uçak İnşaatı Enstitüsü, Stutgart 1992) benzer bir aracın kuramsal esaslarını oluşturdu ve çizimlerine göre bir uçak prototipi geliştirdi.

sonraki yazı

Sonraki yazı


Bu araçla uçmak için yaklaşık 250 W, yani “jogging” yapan birisi kadar güç harcanıyordu. Şu anda bu çalışmalarda geliştirilen teknikler kullanılarak üretilen, tümüyle güneş enerjisiyle yerden havalanan ve havada sürekli kalabilen hatta gündüz boyunca topladığı enerji sayesinde gece boyunca da havada kalabilen çeşitli uçan araçlar üretilmiş durumda.

Yorum gönder

Yorum göndermek için giriş yapmalısınız.