Zeitgeist

Hikayeler / İnsanlık Halleri | Tanıl Ünlü | Temmuz 5, 2011 at 3:50 pm


“Bir gün bir tesadüf eseri insanlığa gerçek olarak anlatılan koskoca bir yalanın, hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın gözünün önüne serildiğini düşün.

O yalanın kısıtlayan çerçevesinin dışından baktığında, bambaşka bir anlam çıktı karşına. Bir an için, her şey zihninde tüm gerçekliğiyle canlandı. Yeryüzündeki yaşamı tüm vahşiliği, tüm saçmalığı, tüm hainliğiyle kavradın.

Kısa sürdü bu uyanışın, hızla çevirdin bakışlarını başka yöne. Uzun süre bakamazdın yakıcı gerçeğe.

İlk şaşkınlığını atlattıktan sonra, düşünmeye başladın. Düşündükçe, yalanı gerçek boyutlarıyla kavradın. Çok büyük bir yalan var ortada, tüm evreni kapsayacak kadar dallanıp budaklanmış. Öğrenilmesi tüm insanlığı değiştirecek bir sır.

Bu denli büyük bir sırrın gizli kalabilmiş olduğuna inanamadın ilk başta. Sonra, yalanın parçalarının her birinin, farklı kişiler tarafından değişik zamanlarda dile getirilmiş olduğunu hatırladın.

Ama sırrı senin dışında kimsenin, tüm çıplaklığıyla görmemiş olduğunu anlamakta gecikmedin.

Sorun aslında bu büyük sırrın varlığında değil, senin bu büyük sırla ne yapacağında. Kendine saklayamayacağın kadar büyük bir sır var ortada, bunu unutma…

Hiç vakit kaybetmeden gidip  gördüklerini herkese anlatmak istedin, ama biliyorsun kimse sana inanmaz. Yalan öylesine kuvvetli, kandırmaca öylesine güçlü ki.

Sokaklara çıkıp deliler gibi bağırmak istedin, parklarda insanların hiç beklemedikleri anda arkalarından yaklaşıp yüzlerine gerçeği haykırmayı.

Ne yazık ki bu büyük sırrı bir kez cebine koyduğunda, ne kadar şiddetli bağırsan da, seni artık kimsenin duyamayacağını kabul etmek zorundasın. İnsanlardan daha önce hiç duymadıkları bir dilde konuşan bir yabancıya yönelmiş gibi meraklı bakışlardan öte hiçbir şey elde edemezsin.

Kabul et, kimse seni anlamayacak, o sır ile mezara gideceksin.

İşte şimdi deli neden öfkeli anlıyor musun? Hiçbiriniz onun gibi ölmüyorsunuz her gün. Ve hiçbiriniz ölürken bir şey yapamamanın, aptalca boş lakırdı uğultusunu yaramamanın acısını yaşamıyorsunuz onun gibi.

Zamanın ruhu dedikleri, tuz ruhundan da beter bir zehir.”

Yorum gönder

Yorum göndermek için giriş yapmalısınız.