Taşın aklı olsa !

Gelecek De Gelecek | canakci | Eylül 9, 2011 at 6:02 pm

Düşünen Taş

Taşın aklından ne olacak?. Öyle koyduğun yerde durup duru işte..

– Sen onun öyle sakin göründüğüne bakma. Bir akıl illa ışıklar yakıp söndürerek sana kendini gösterecek değil ya. Hem sen görmüyorsun diye onun içinde hiçbirşey olmadığını da düşünme…

Ne yapıyor peki?

– Bir kiloluk bir taşın içinde yaklaşık 1025 (yani on trilyon kere trilyon) atom bulunur. Bu atomların her birinin içindeki çekirdeğin etrafında fırıl fırıl elektronlar dönmektedir. Kaskatı duruşuna bakma, bu atomların hiçbiri yerli yerinde durmaz, elektronlarını paylaşarak sürekli yer değiştirirler. Hızla devinim içindeki elektronlar yer değiştirdikçe hızla değişen elektromanyetik alanlar oluşturur, etrafında bu alandan etkilenen çok şeyi de değiştirirler. Minicik bir kum tanesinin bile içinde okadar büyük bir yaygara olup bitmektedir ki, takip etmeye kalksan aklının hücreleri yetmez.

Nası yani?

– Bilgisayar terimleriyle düşün. Bir kiloluk bir taşın içideki sadece elektromanyetik alışverişin yoğunluğu bit başına saniyede 1015 değişikliği içerir. Bu da etkin olarak saniyede 1042 (bir milyon trilyon kere trilyon kere trilyon) işlem anlamına gelir, ki bu hızda işlem yapabilen bir bilgisayar henüz dünyada yok. İnsan beyninin kapasitesi ise saniyede 1014 – 1015 işlemi ancak görebilmektedir. Araştırmacılar 19 hidrojen atomundan oluşan bir tek molekülün elektromanyetik alışverişini 1024 bit olarak kaydetmişler. Buna göre bir kiloluk taşın anlık durumunu kaydedebilmemiz için 1027 (bin trilyon kere trilyon) bit bir belleğe ihtiyaç var.

Atom düzeyinde bu kadar hareketlilik olmasının akıl ile ne ilgisi var?

– Akıl dediğimiz şey bilgi toplayan işleyen ve onlardan yeni bilgi ve faydalı sonuçlara ulaşabilen bir sistem. Onda böyle bir sistem göremediğimiz için herhangi bir akıl olduğunu söyleyemiyoruz. Bitkiler dahil tüm canlılarda iyi kötü böyle bir sistem var. Taşta yok.

Ama?

– Ama, bu tamamen bizim algı sistemimize göre bir yorum. Yani taşın içindeki o muazzam devinimin faydalı bir bilgi işleme faaliyeti olduğunu düşünmediğimiz için onun bir aklı olmadığına hükmediyoruz. Aslında hepsi atomların dizilimiyle ilgili. Gelişigüzel dizildiği için (bize göre) faydalı bir fikirsel üretimi yok. Oysa eğer daha amaçlı bir dizilime sahip olsaydı herşey çok daha farklı olabilirdi?.

Atomları daha farklı yerleşse idi taş akıllanabilir miydi yani?

– Hem de nasıl. Bizim bildiğimiz bütün akıllı yaratıkların hücrelerden oluşan sistemleri var. Bilgi toplama, işleme ve iletim hızları çok yavaş? Organik akıllara göre inorganik akılların muazzam avantajları var. Proses ve iletişim hızları çok daha yüksek. Dolayısıyla inorganik alemdeki yapıtaşlarını kullanarak çok daha derin zekalar üretmek mümkün.

İnsandan daha akıllı taşlar mesela, öyle mi? Daha neler..

Biliyorsun halen üretilen bilgisayarların yapıtaşlarının ana maddesi bildiğimiz taştaki silisyum. Bizimle eşit zekada silikon beyinlerin her eve girebilecek fiyatlarla üretilmesinin de eli kulağında. Ama bir de geleceğe yönelik tasarımlar var ki onları aklın havsalan almaz.

Nasıl mesela?

– Bilgisayar yapıtaşlarının atom atom molekül molekül inşa edilmesi söz konusu. Bu durumda büyük akıllar mikroskobik boyutlara sığdırılabilecek. Bir de atomlar üzerindeki elektronların spin hareketinden yararlanarak (başkaca enerjiye ihtiyaç duymadan çalıştırılması söz konusu ki… işte o zaman muhteşem olacak. Teknoloji o noktaya ulaştığında bizden akıllı bir bilgisayar ancak kibrit kutusu kadar bir taş olabilir. Beynimize yerleştirilecek arayüzleri ile bizimle doğrudan iletişim kurabilir. Hatta (daha büyük akıl onunki olacağına göre bizi yönetebilir de). Taştaki akıl sayesinde ona sahip olan insan herşeye de sahip olup diğerlerini ve kainatı da yönetebilir.

Yorum gönder

Yorum göndermek için giriş yapmalısınız.