Pornografi

Sözlük | canakci | Temmuz 3, 2018 at 10:30 am

Pornografi, insan cinselliğinin cinsel tahrik amacıyla açıkça gösterilmesidir. Bu tarz betimlemeler tarih boyunca var olmuş ve tüm kültürel sınırları aşmıştır. Ancak bu konuda, en azından batıdaki, günümüz anlayışının kökleri Viktoryen (1837-1901) döneme dayanmaktadır. İngiltere’deki Kraliçe Viktorya döneminde cinsellik tasvirlerinin yasal olarak engellenmesi konusu ilk defa bir siyasi ve ahlaki savaş kampanyası konusu haline getirildi. O dönem öncesinde yasalar sadece cinsel davranışları denetliyor ama cinsel tasvirlere karışmıyordu. Pornografinin tanımlanması ve kanuni durumunun belirlenmesi cinsellik etrafındaki sosyal ve ahlaki iddialar ve ifade özgürlüğü konusunun siyasi önemi nedeniyle hep tartışma konusu olmuştur.
Yirminci yüzyılın ilk yarısında pornografi üzerindeki tartışmanın iki aşırı ucu ortaya çıktı. Bir tarafta din cephesinden konuya bakanların ahlaki nedenlerle yasaklanması gerektiği konusundaki ısrarları ve diğer tarafta da ifade özgürlüğü yanlılarının tiksindirici bulunsalar dahi pornografik materyale hoşgörü gerektiği yönündeki savları. ABD’deki ifade özgürlüğü savunucuları genellikle anayasanın hak ve özgürlükler bildirgesindeki (1st Amendment) ifade özgürlüğü korumasına başvurarak sansür getirilmesinin siyasi veya edebi çalışmaların hedef alınmasına yol açabileceğinden dem vurdular.


1960’ların cinsel devrimi pornografinin popüler genel kabul görür hale gelmesine izin verdi. Eskiden belirli yerlerde tezgâh altından satılabilen Playboy gibi yayınlar açıkça köşe dükkânların raflarında yerini aldı. Doğum kontrolünün yaygın olarak kullanılması ve liberal feminizmin “özgür kadın” imajını göklere çıkarması genel kabul gören popüler sanat ve özellikle filmler ile pornografi arasındaki çizginin belirsizleştiği bir cinsel özgürlük döneminin başlamasına yol açtı.

Ancak, 1970’lerin ortalarındaki cinsiyetçi radikal feminizmin yükselmesi de pornografinin yeni ve daha farklı bir eleştirisini ortaya çıkardı. Radikal feministler pornografinin kadınları istismar ettiğini ve ataerkil egemenliğin —sınıf olarak kadınlara tahakküm eden beyaz erkek sınıfının—dingil çivisi konumunda olduğunu ileri sürdüler. Yani onlara göre pornografi, erkek tahakkümünün bir aracı olarak yeniden tanımlanmıştı. Feminizm içindeki karşı cephede ise tıpkı kürtaj üzerine olan tartışmadaki gibi “bir kadının bedeni, kadının hakkıdır” ve bu kadınların pornografi üretim ve tüketiminde eşit haklara sahip olduğunu öngörür ancak azınlıkta kalmaktadır.

Radikal feministlerin pornografi ile kadına karşı şiddet, ve özellikle de tecavüz konusunda sebep sonuç ilişkisi olduğu yönündeki iddiaları, sansür yanlılarına karşı ifade özgürlüğüne dayalı savunmayı yürüten cepheyi köstekledi. Bu tezin önde gelen savunucuları Andrea Dworkin ve Catharine MacKinnon pornografinin ifade özgürlüğü konusuyla ilgisi olmadığını ve bizzat bir şiddet eylemi ve cinsel terör olduğunu, kadınların korunması için yasaklanması gerektiğini savundular.
Pornografi için sosyal sonuçlarına dayalı sansür isteği yeni bir şey değildi ama pornografik dergilerin bir şiddet eylemi olarak görülmesi yeni bir şeydi. Bu defa pornografi endüstrisinde sadece oyuncu olarak çalışanlar değil kamera arkasında da çalışan çok sayıda kadın vardı ve onlar bu görüşe karşı tartışma yürüttüler ve dediler ki; onların kendi tecrübeleri pornografinin tamamen özgürce yapılan bir seçim olduğunun kanıtıdır.

Radikal feminist görüş pornografiyi erotikadan tefrik etme girişimleri nedeniyle de eleştirildi. İkisi arasındaki ayrım erotikanın tahrik eyleminin sanat amaçlı olmasıyla pornografiden ayrıldığı şeklindeydi ve radikal feministler kadın eşcinselliğini tasvir eden gösterimlerin cinsellik değil sanat amaçlı olduğunu ve kadını güçlendirdiğini savunuyorlardı. Kısacası gösterilenin politik ve sosyal amaçlarını tanımlayıcı faktör olarak ileri sürdüler. Jill Ridington pornografi karşıtı antolojisinde dedi ki; eğer verdiği mesaj cinselliği egemenlik kurma, acı verme veya insan iletişimini inkâr etme amaçlı olarak kullanma ise pornografiktir. Erotika’da ise bunun aksine karşılıklı etkileşim sunulmaktadır.

Pornografinin ne olduğunu tanımlamaktaki bu kafa karışıklığı sadece radikal feministlerin yazılarında değildi. ABD yüksek mahkemesi yargıcı Potter Stewart’in Jacobellis v. Ohio (1964) davasında sunduğu mütalaa da ünlüdür. Yargıç dedi ki; Bugün [pornografiyi] tanımlama gayretinde bulunmayacağım. Bu belki de bu benim hiçbir zaman çok sarih bir şekilde yapmayacağım bir şeydir. Ama, gördüğüm zaman ne olduğunu bilirim…”

Pornografinin sansürlenmesini sağlamak ve porn olmayanların engellenmesine mani olmak üzere kesin çizgiler çizebilmek amacıyla pek çok girişimlerde bulunuldu. Örneğin yirminci yüzyıl ortalarında sansür gerekliliği kampanyası açanlar bu konuda bir cinsellik tartışmasının açılmasını ve örneğin zührevi hastalıklar konusunda kamu farkındalığı yaratılması gibi önemli konuların konuşulmasını istiyorlardı. Böylece grafik cinsel gösterimlerin “kurtarıcı sosyal faydası olanları” için yasada bir istisna getirildi. Bu istisna ayrıca edebi değeri olan D. H. Lawrence’ın Lady Chatterley’in Sevgilisi gibi (önemli bir kısmı tahrik amaçlı grafik cinsellik anlatımları ile dolu olan) eserleri de sansürden korumaktaydı.

Türklere internette yasaklanan sözcüklerden bazıları


İfade özgürlüğünü savunanlar için çizginin nereden çekileceği hiç karmaşık değildir. Sansüre açık olan kelime ve görüntülerle olmayanları birbirinden ayırt etme girişiminde kullanılacak yasal sınırlar HİÇ olmamalıdır. Kelime ve görüntülere erişim bireyin bağımsız düşünebilme yeteneği için olmazsa olmaz bir ön şarttır. Kelime ve görüntülerin kontrolü ise sosyal kontrolün ön şartıdır. İkincisiyle ilgili işlemler George Orwell’in 1984 isimli totaliteryen distopyasındaki konuşulacak sözcükleri şiddetli bir şekilde sınırlayan Newspeak dilinde anlatılmıştır. Newspeak dilinin nihai amacı politik olarak hatalı ifadelerin telaffuzunu imkânsız bir hale getirmekti.

Bazı ifade özgürlüğü savunucuları pornografi özgürlüğünün hoş olmayan bir yanı olduğunu, ancak diğer fikir ve görüntülerin dolaşıma girebilmesi için buna da katlanılması gerektiğini savunurlar. Diğerleri ise pornografinin hem kadınlar hem de erkekler için yararları olduğu görüşündedirler.

Örneğin pek çok bilimsel çalışma pornografinin bir katarsis (rahatsız edici duyguları dışa vurarak onlardan kurtulma) yöntemi olarak etkili olabildiğini ortaya koymuştur. Serbest bırakılmayan cinsel enerjinin şiddet eylemleriyle ifadesini bulabileceği belirlenmiştir.

Gerçekliği belirlenen bir diğer yarar da pornografinin dünyanın cinsel olasılıklarının panoramik bir görünümünü sunan bir bilgi formu ve bir cinsel terapi türü olduğudur. Dahası, pornografi ve diğer seks işlerinin yasal hale gelmesiyle bu mesleklerde çalışan kadınların korunmasında önemli bir adım atılmış olduğu da fark edilmiştir.

Tartışma sürerken hem pornografi üzerinde, hem de toplumun onu benimsemesinde etkili olan bağımsız bir faktör de teknoloji olmuştur. 1970’lerde ev video pazarının oluşma ve gelişmesinde pornografinin çok yararlı olduğu söylenmiştir. Bugünse pornografi internette her yerde hazır ve nazır konumdadır. İnternet pornografisinin insanların ev mahremiyetinin içinde her istediği anda erişilebilir olmasının nihai etkisinin ne olacağı henüz bilinmiyor. Yeni nesiller artık yetişkinler arasında pornografinin tartışmaya değer bir konu olmaktan çıktığını düşünebilir. Halen bu konunun sansürlenmesinin yanında veya karşısında siyasi tartışmalar yürütenlerin siyasi ve ahlaki argümanları sabit de kalabilir ipe sapa gelmez hale de gelebilir.

Kaynak: Wendy McElroy, August 15, 2008.

https://www.libertarianism.org/encyclopedia/pornography

Yorum gönder

Yorum göndermek için giriş yapmalısınız.