‘Anı – Yaşayanların Ağzından Hikayeler’ arşivi

  • Eski Dostlarım Benden Uzaklaşıyor
      “Hayır, Levent çok İslamcı, o olmaz.” Bunu günümüzde “dava” vurgusunu ağzından düşürmeyen Erdoğan söylüyordu… “Gerçek Hayat” dergisinde mücadelemize devam ediyorduk ama imkânsızlıklar da nefesimizi kesiyordu. Bir taraftan dergiyle uğraşıyorduk bir taraftan da İsmet Özel ile yaptığımız “Toparlanın Gitmiyoruz” konferansları...
    by Levent Gultekin at Eylül 29th, 2018 at 01:09 pm
  • Kanuni İle Görüşme, Constantinople, Angora, Amasya, Viyana
    Melchior Lorichs'in Constantinople'da 15 Şubat 1559 günü gördüğü gözüyle Kanuni Sultan Süleyman Viyana, 1 Eylül 1555 Edirne’de bir gün kaldıktan sonra giderek yaklaştığımız İstanbul’a uzanan yolculuğumuzun son safhasına başladık. Bu yöreden geçerken her yerde pek çok çiçeğe rastlıyorduk –nergislere, menekşelere ve Türklerin ‘tulipan’...
    by Ogier Ghislain de Busbecq at Ekim 23rd, 2017 at 10:10 pm
  • Osmanlı Topraklarına Yeniden Geliş
    İstanbul, 14 Temmuz 1556 Lorichs'in gözünden 1576 yılında ahşaba işlenmiş Atik Ali Paşa Camii Mektubunuzu aldım. Benim ikinci defa Trakya’ya gideceğimi duyduğunuzu ve halkının yabaniliği ile kötü tanınan bu bölgelere tekrar dönmek için ikna olmama hayret ettiğinizi söylüyorsunuz. Yolculuğumun nasıl geçtiğini, vardığımda işleri ne durumda...
    by Ogier Ghislain de Busbecq at Ekim 19th, 2017 at 12:10 pm
  • Türkler, Dilenciler, Kuşlar, Evcil Hayvanlar, Kadınlar…
    Ogier Ghislain de Busbecq, Şarlken’in (V. Karl) idaresi altındaki Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğu’nun günümüzde Fransa’nın Hollanda sınırında yer alan Lille kentinde 1522’de doğdu. Babası soylu bir ailedendi. Rönesans ve reformun toplum hayatına iyice nüfuz ettiği bir ortamda yetişti. Hümanist düşüncesi, Leuven, Padoa ve Venedik’te süren...
    by Ogier Ghislain de Busbecq at Ekim 15th, 2017 at 03:10 pm
  • Genelkurmay 76
    Mamak Muhabere Yedek Subay Okulu mezuniyet ve dağıtım töreninde özel kura ile elime GnKur. Loj Hiz.Da. Bşk.’lığı Emri yazılı bir zarf verilerek gönderilmiştim. Dağıtımda yedek subaylara gönderildiği yere göre bir mehil müddeti ve harcırah verilir. Bana ise şehir içine dağıtıldığım için zaten Ankaralı varsayıldığımdan hiçbir...
    by canakci at Haziran 23rd, 2017 at 04:06 pm
  • Meslek Hayatına Giriş
    Okul bittiği senenin yazında,  ilk defa iş aramaya başladığımda Türkiye’deki “asla yaşanmayacak kentler” listemin başında Ankara, “yerleşip yaşanabilecek kentler” listemin başında ise önce Antalya ve ondan sonra ise çocukluğumun geçtiği kent olan İzmir geliyordu. O yüzden, İzmir’de bir gazetede “”Elektronik Mühendisi aranıyor””...
    by canakci at Haziran 5th, 2017 at 12:06 pm
  • Osmanlı’nın Romanya ve Bulgarya Topraklarından Geçerek İstanbul’a Varış
    I. Yeni Orsova Paşasını Ziyaret – Eflak’da Yolculuk – Bükreş Bükreş, 25 Ekim 1835 Eski Orsova’nın hemen alt yanında, Tuna’nın dalgalarından, üzerinde bir Türk kalesi bulunan bir ada yükselir. Bu kaleyi yapan Avusturyalılar buna Yeni Orsova adını vermişlerdi: Türkler burasını aldılar, o zamandan beri sınırları Karpatlardan ta...
    by Helmuth von MOLTKE at Mayıs 15th, 2017 at 02:05 pm
  • Status Quo – Malatya’da Son Durum
    Malatya, 20 Şubat 1839 Harp olacağında ne kadar az şüphe varsa, büyük bir önem taşıdığını gördüğüm bir şeyden söz açmanın da o kadar zamanı olsa gerek. Son iki harpte, daha başlangıçta, Hüseyin Paşa ile Reşit Paşaya peşin olarak Suriye eyaleti tevcih olunmuştu. Yeniden böyle bir hata işlemek istenmiyorsa Suriye’yi üçüncü defa...
    by Helmuth von MOLTKE at Mayıs 6th, 2017 at 10:05 am
  • Doğuda Kadınlar ve Esirler
    İstanbul, Arnavutköy, 9 Şubat 1836 Seraskerin arzusu üzerine şimdi burada, onun baş tercümanının evinde bulunuyorum. Ev sahibimin adı Mardiraki yani Küçük Martin, kendisi Ermeni ve zengin, hatırı sayılır bir adam. Bize çok çalışmamız tembih edildiği halde, gerçekte tercümeden başka her şeyi yapıyoruz. Küçük Martin’e bir çubuk içelim...
    by Helmuth von MOLTKE at Mayıs 1st, 2017 at 05:05 pm
  • Yedek Subay Celbi 1976
    Biraz samimi olduğunda hemen askerlik anıları anlatmaya başlayan birçok insanla karşılaşmışsınızdır. Ben de çok dinledim. Ama dinlediklerimin çoğu zorunlu askerliğin geneline özgü değil de insanların kendilerinin o sırada yaşadığı kişisel sivil maceralar olarak nitelenebilir. Ortamın genel düzeni (düzensizliği) sanki hiç anlatılmaz,...
    by canakci at Nisan 28th, 2017 at 11:04 am
  • 1976 Heidelberg
    Arkadaşım K’ya işten ayrıldığımı söyleyince “buraya gelmeyi bir düşün” dedi. Eşi R’nin daha önce bir süre çalıştığı ISZ (Internationales Studien Zentrum) diye bir okul varmış. Lisansüstü eğitim için Almanya’ya gelen yabancılara yoğun lisan eğitimi veren devlet sübvansiyonlu bir okul. Altışar aylık iki sömestrede (yani toplam...
    by canakci at Nisan 27th, 2017 at 10:04 am
  • Türklerin Vergi Toplayış ve Askere Alışları
    Garzan dağında ordugâh, 15 Haziran 1838 Ancak üç seneden beri yeniden Türk egemenliği altına girmiş olan bu memleketin durumu hakkında bilgi toplamaya uğraştım: Kürtler (bunlardan hangi sınıfa mensup olursa olsun bütün konuştuklarım) iki şeyden şikayet etmektedirler: Vergi ve asker toplama. Zannımca imparatorluğun bütün geri kalan vilayetleri...
    by Helmuth von MOLTKE at Nisan 24th, 2017 at 11:04 am
  • Osmanlı İmparatorluğunun 1836 Yılında Siyasî ve Askerî Durumu
    Beyoğlu, 7 Nisan 1836 Uzun zaman, Osmanlı egemenliğine set çekmek Avrupa ordularının ödevi olmuştu: Bugün ise Avrupa politikasının tasası bu devletin varlığını sürdürmesidir. İslamlığın Doğuda olduğu gibi Batının büyük bir kısmına hâkim olacağından haklı olarak korkulduğu devir geçeli pek çok olmamıştır. Peygambere inananlar,...
    by Helmuth von MOLTKE at Nisan 23rd, 2017 at 03:04 pm
  • Dağlardan Atla Geçerek Dicle’den Fırat’a, Fırat Üzerindeki Akıntılardan Geçerek Yolculuk: Asbuzu
    Harput, 20 Temmuz 1838 Paşanın büyük çadırında kırmızı kadife minderlere oturmuş akşam yemeği yerken, paşa ansızın buradan göç etme emrini verdi. Buna candan sevindim, çünkü Garzan dağının dışında ve eteğinde bulunan ordugâhımız son derece rahatsızdı. Burada sıcak korkunçtu, gölgede 40°C derecesini buluyordu. Zavallı atlarımız...
    by Helmuth von MOLTKE at Nisan 4th, 2017 at 08:04 am
  • İstanbul’dan Boğaziçini Geçerek Büyükdere’ye Yolculuk
    İstanbul, 3 Kasım 1835 Bir gece Beyoğlu’nda dinlendikten sonra limanda, Altınboynuz (Haliç)de yüzlercesi dolaşan son derece zarif bir hafif tekneye (kayık) bindik. Kayıkçılar kayıklarında oturup beklerler. Türkler şapkalı olan birinin ya gemi kaptanı ya da hekim olacağını tahmin ettikleri için, Buyurun kaptan, hekimbaşı, hişt!, Rumlara da...
    by Helmuth von MOLTKE at Şubat 24th, 2017 at 10:02 am
  • Her köye bir Meryem Ana
    Bir şişe su alarak tepeye doğru yürüyorum. Yokuş dikleşirken sıcak da etkisini daha fazla göstermeye başlıyor. Virajlı ve dik yolda tepedeki üçgen yapının üzerinde Meryem Ana heykeli ortaya çıkıyor. Kubbe ise bir kiliseden. Ama hala uzakta görülüyorlar. Dik yokuşta 10-15 dakika daha yürüyünce her iki tarafı çiçeklendirilmiş yoldan deniz kenarındaki...
    by Gokhan at Kasım 4th, 2011 at 11:11 am
  • Saida Yolunda
    SAİDA YOLUNDA Minibüs bizi bir türlü ulaşamadığımız denizin kenarına getiriyor ve yaklaşık elli dakika buradan devam ediyor. Yollarda çok fazla şehir değiştirdiğinizin farkına varmıyorsunuz çünkü hemen her yerde küçük yerleşim bölgeleri var. Yol boyunca Akdeniz eşlik ediyor yanımıza. Beyrut’ta hiç görmediğimiz kadar yakından denizi içimize...
    by Gokhan at Eylül 8th, 2011 at 01:09 pm
  • Lübnan – Beyrut / 3
    HİZBULLAH BÖLGESİ VE DİĞER BÖLGELER Sabah çok da yorgunluk hissetmez bir şekilde uyanıyorum. Gün ışımış, etraf aydınlık. Tek tük korna sesleri geliyor ana caddeden. Mehmet’lerle saat 9,30 da buluşacağız. O saate kadar bir çay ya da kahve içerim. Saat 8 olmadan önce hazırlanmış bir şekilde çıkıyorum odadan. 2 kat aşağı inip otel çıkışına...
    by Gokhan at Temmuz 11th, 2011 at 07:07 pm
  • Lübnan – Beyrut / 2
    Yaya bölgesinin girişi 2-3 silahlı askerle kesilmiş. Bir de bariyer var. Ne de olsa Parlamento olmalı bir yerlerde, güvenlik önemli olmalı diyorum kendi kendime. önceki yazıBana bakıp yaya yoluna girmeme bir şey demiyorlar. İçerisi farklı ülkelerden geldikleri belli olan insanlarla dolu. Hiç biri Araba benzemiyor. Yaya bölgesi büyük bir alan. Saat kulesi...
    by Gokhan at Haziran 2nd, 2011 at 10:06 am
  • Kuduz Hikayesi
    Akşam hava kararmış işten eve dönerken içinden geçtiğim bir sokak arasında birden nerden geldiği belli olmayan bir köpek çıktı karşıma, saldırdı ve elimi ısırdı. O kadar ani oldu ki köpeğin yaklaştığını bile görmemiştim. Çok şaşırdım. elime baktım kanıyor. Köpeğe baktım biraz düşkün bir hali var. Hani kuduz bulgularını anımsatır...
    by canakci at Ocak 29th, 2011 at 04:01 pm
  • ODTÜ 5 Mart 1971 Savaşı
    Gün doğduu, hep uyaandık !! Siperleere daayandık. !!.. Bağımsıızlık uğrunaa da alkanlaara booyandık !!. Bir öğrenci olayı şöyle anlatıyor; 4 mart Akşam saat 11.30 gibiydi sanırım ; “Fruko’nun(toplum polisi) baskın yapacağı haber alınmıştır, Hazırlıklı olunması..” şeklinde anons yapıldı. Polis telsizinin dinlendiği, ayrıca teşkilattan...
    by canakci at Ocak 25th, 2011 at 01:01 pm
  • Lübnan – Beyrut / 1
    Middle East Airlines’a ait küçük uçak havaalanının en uç noktasında tüm sevimliliği ile duruyordu. Kuyruğundaki yeşil ağaç resmi teneke yığınına sıcaklık vermeye yetmişti. Harfler ya da renklerle yapılmış logolar yerine, gerçeğe oldukça benzeyen bir ağaç resmi… İzlanda da harekete geçen volkandan çıkan küller tüm Avrupa uçuşlarını...
    by Gokhan at Kasım 10th, 2010 at 10:11 am