‘Sözlük’ arşivi

  • Toplum Yasaları
    Toplum Yasaları’ndan benim anladığım, insanların şu veya bu toplumun değil fakat bir toplumun üyeleri oldukları için uymak zorunda oldukları yasalardır. Belirli yasaların bilgisi, çeşitli ülkelerin yasalarını incelemeyi kendilerine meslek edinmiş olanlara aittir; genel olarak toplum yasası kavramı ise herkesçe bilinir. Roma’nın eski yasaları,...
    by Thomas Hobbes at Ekim 18th, 2015 at 05:10 pm
  • Ben – Kendi olma
    Yeni Çağ’ın girişinde “Tanrı-İnsan” durur. Bu çağın sonunda acaba bu Tanrı-İnsan’ın sadece Tanrı kısmı uçup gidecek mi? Ve sadece Tanrı ölürse, Tanrı-İnsan’ın da gerçekten ölmesi mümkün mü? Bu soruyu hiç kimse aklına getirmedi ve Aydınlanma’nın bir eseri olarak Tanrı’nın üstesinden gelmenin günümüzde zaferle sonuçlanmasıyla...
    by Max Stirner at Eylül 13th, 2015 at 05:09 pm
  • Kaçıklık
    Yahu, sen kaçıksın! Kafayı üşütmüşsün sen! Hayaletler görüyorsun, aslında var olmayan bir dünya yaratıyorsun; aklınca kendini bir ülküye, bir ideale hizmet etmekle yükümlü görüyorsun, senin bir saplantın var! Yüksek bir fikre kendini kaptıran insanların dünyada çoğunluğu oluşturduğunu ve bu yüzden de insanların hemen hepsine, gerçekten...
    by Max Stirner at Ağustos 31st, 2015 at 05:08 pm
  • Bizi kim birbirimizle konuşup anlaşamaz hale getirdi? – IV
    Efsaneye göre, Babilliler, güçlerini kanıtlamak için göklere çok yükseklere uzanan bir kule yapmak istemişler; ne var ki Tanrı, tepesi cennete varacak böyle bir yapının bitirilmesine izin vermemiş ve o güne kadar hepsi aynı dili konuşan işçileri farklı dillerde konuşur hale getirmiş. Böylece birbirleriyle konuşup anlaşamaz hale gelmiş ve dağılmışlar....
    by canakci at Haziran 22nd, 2015 at 08:06 pm
  • Eşitlik / Eşitsizlik
    Maddi şartlarda daha fazla eşitliği gerçekleştirmek için sosyal kurumları değiştirmenin meşruiyeti, sık sık varsayılmasına rağmen ender olarak gerekçeleriyle desteklenir. Yazarlar, belli bir ilkedeki nüfusun en zengin yüzde n’inin zenginliğin n yüzdesinden daha fazlasına ve en fakir yüzde n’inin ise n yüzdesinden daha azına sahip olduğunu,...
    by Robert Nozick at Mayıs 26th, 2015 at 10:05 am
  • Anarşi
    Anarşi, antik yunancada yöneticisizlik anlamına gelir. Toplumsal otoritenin, tahakkümün, erkin ve hiyerarşinin tüm biçimlerini bertaraf etmeyi savunan çeşitli politik felsefeleri ve toplumsal hareketleri tanımlayan sosyal bir terimdir. Anarşizm, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir. Anarşi terimiyle özgür bireylerin gönüllü etkileşimine dayanan...
    by Pyotr A. Kropotkin at Şubat 26th, 2015 at 06:02 pm
  • Bilinç nedir; bilgi nedir?
    Türklerin genellikle tarih ve hukuk bilincinden yoksun olduğu söylenir. Ama “bilincin” ne olup olmadığı üstünde kimse pek durmaz. Konunun felsefi ve psikolojik yönünü bir yana bırakalım ve toplumsal bir mayalanmadaki “pratik” özelliğine bakalım. Bu anlamıyla “bilinç” gerek toplum, gerek birey olarak karşılaşılan “söylem” ve...
    by Cetin Altan at Şubat 10th, 2015 at 05:02 pm
  • Bizi kim birbirimizle konuşup anlaşamaz hale getirdi? – III
    Osmanlı dili bir ülke, bir millet, bir halkın dili değildir, bir ırkı, dini, kavmi temsil etmez. Osmanlı sadece bir Hanedanın bir Saltanatın (Sultanate) ismidir. Avrupa’daki, Bourbon’lar, Habsburg’lar, Romanov’lar gibi Osmanlı da bir coğrafyaya iktidarıyla hâkim olmuş bir sülaledir ama onlardan farklı olarak hanedan ismi imparatorluğun da ismi...
    by canakci at Ocak 28th, 2015 at 05:01 pm
  • Aydınlanma
    Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu ergin olmayış durumu ise, insanın kendi aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kullanamayışıdır. İşte bu ergin olmayışa insan kendi suçu ile düşmüştür; bunun nedenini de aklın kendisinde değil, fakat aklını başkasının kılavuzluğu...
    by Immanuel Kant at Ocak 21st, 2015 at 05:01 pm
  • Bürokrasi
    Bürokrasi yönetim iradesini temsil eden çok sayıda büroda konumlandırılıp, hiyerarşik yetkilendirilmiş kişiler ve uygulanan mevzuatları ifade eder. Kırtasiyecilik diye itici bir karşılığı da bulunur. Ancak bürokrasinin asıl itici tarafı kayıt kuyut ve mevzuatlarından ziyade onlarda vücut bulmakta olan ve bireyi aşağılayan hükmedici iradenin...
    by Ludwig von Mises at Ağustos 28th, 2014 at 04:08 pm