Akıllı (Smart) Cihaz

Zeitgeist / Denemeler | canakci | Şubat 4, 2014 at 4:15 pm

Bu coğrafyada ilk elektronik cihaz telefonun sivil kişilerin evlerine girmesi Padişahın sarayına girmesinden tam 35 yıl sonra (1925 yılında) ‘İzmir’de’ gerçekleşmiş. Evlerimize diğer elektrikli, elektronik cihazların girmeye başlaması ise ondan çok daha sonra başlıyor. Bunlar öncelikle iletişim cihazlarından çok kol gücü ve vakitten tasarruf ettiren, çamaşır makinesi, süpürge gibi şeyler.

Sanayi makineleriyle 40’larda başlayan bir eğilim “otomatik” makineler. Düğmesine basıp çalıştırdığınızda siz durduruncaya kadar sürekli çalışan eskilerine göre yarı otomatik makineler işlem bitince kendiliğinden durabiliyor. İkinci bir operasyon için insan devreye girmesi gerek. Tam otomatik makineler ise bir sonraki işleme kendiliğinden geçebiliyor. Farklı birkaç kademeden oluşan işlemleri ardı ardına gerçekleştirip tüm operasyonu bitirerek kendiliğinden durabiliyor.

70’lerden sonra tam otomatik makinelerin de ötesine geçilerek “bilgisayar kontrollü” çağı başladı. Bunların tam otomatiklere göre avantajı operasyon değişikliklerinin çok daha hızlı ve masrafsız yapılabilmesi idi. Onlar vesilesiyle iş hayatında “yazılım” diye bir şey de ilk defa hayatımıza girdi. Ancak, bu makinelerin evlerimize de girdiği pek söylenemez. Evlere önce PC’ler girdi. Desktop, laptop, palmtop, derken tabletler haline geldi. Taşınabilir telefon cihazlarının da her geçen gün yeni işlevler üstlenerek sonunda PC özelliklerinin neredeyse tamamını görebilir hale gelmesiyle bugünkü “akıllı cihaz” kavramına ulaşıldı.

Bugün adına “i – internetwork(ağlararası)” ya da “smart(akıllı)” ibaresi eklenen cihazlar geniş bir spektrum oluşturmaktadır. İlk kullanılışı “SmartPhone” şeklinde olup, cep telefonlarının fotoğraf makinesi, GPS, müzik çalar gibi özellikler eklenmiş olanları kast edilmektedir.

Ekonomide hiç bir şeyin çok da fazla artmadığını düşündüğümüz 2013 yılında dünyada akıllı telefon satışları %38.4 artarak 1 milyarı geçmiş. Toplam cep telefonu satışının 1.8 milyar olduğu hesaba katılırsa dünyadaki insanların ezici çoğunluğunun artık “akıllı” cihazlar yönünde bir teveccühü olduğuna kolayca karar verilebilir.

“Akıllı” terimi biliyorsunuz bilgisayar, telefon, televizyon gibi iletişim cihazlarının emirlerinizi yerine getiren pasif bir alet konumundan çıkıp bazı konularda artık “sizin yerinize karar da verebilme” yetisi kazanması anlamına geliyor. Akıllı cihazlarınıza yüklenen uygulamalarla artık “sizin tercihleriniz doğrultusunda” yepyeni özellikler kazandırılabiliyor. Görünüş göre bu sizin de tercih ettiğiniz bir durum. Bir tek aletin 5-10-50 farklı aletin işini görebiliyor olması, sizi anlaması, siz daha “leb” demeden “leblebi” istediğinizi bilebilmesi cazip ve avantajlı bir durum olabilir gerçekten. Ama benim size esas sözünü etmek istediğim tamamen başka bir konu.

Henüz farkında olmayabilirsiniz ama bir aletin “sizin yerinize karar da verebilme yetisi kazanması” önceden öngöremeyeceğiniz bazı tehlikeleri de birlikte getiriyor. Tıpkı size ait olduğunu sandığınız, (sizi korusun, kollasın, size aş ve iş versin, hastalandığınızda iyileştirsin diye var olduğuna inandığınız) devletinizin aslında meğer sizi sömürdüğünün, sizi çok büyük mahrumiyetlere ve cefalara duçar ettiğinin aniden farkına varmanız gibi. Bir gün aniden farkına varabilirsiniz ki meğer o kıymetli aletiniz aslında sürekli sizin aleyhinizde çalışmakta, sizin yerinize tamamen başkalarına da hizmet etmektedir.

Sizin yerinize karar verebilen bir cihaz kaçınılmaz olarak ayni zamanda sizin üzerinizde bir tür iktidara da sahiptir. En önemlisi tüm bilgileriniz tamamen ona emanettir. Tercihlerinizi yönlendirebilir, sizi belirli seçimlere zorlar, belirli konularda beyninizi yıkayabilir. Akıl iletişim yetenekleriyle kazanıldığı için akıllı cihazlarda genellikle sizi duyması için bir mikrofon ve sizi görmesi için bir kamera da bulunur. Ayrıca daima görüp duyduklarını değerlendirebilmesi için bir işlemciye, kaydetmesi için belleğe ve uzağa aktarması için de bir alıcı-verici düzeneğe sahiptir. Üzerindeki GPS aygıtıyla dünyanın tam hangi noktasında bulunduğunuzu, pusulasıyla, eğim metresiyle de yönünüzün tam olarak ne tarafa dönük olduğunu bilebilir (başkalarına ispiyonlayabilir). Bir cihazda eğer bu tür özellikler yoksa ona “akıllı” demiyoruz zaten. Ama bu cihazlarda ilaveten daima neyi nasıl yapacağını belirleyen bir yazılım, daha doğrusu birçok yazılımdan oluşan bir işletim sistemi ve uygulamalar manzumesi de bulunur. Yani şimdi aslında esas akıl bu yazılımlar diyeceksiniz ama ne var ki ağzı, gözü kulağı olmayan bir akıl mümkün değil. Bunların hepsini komple bir paket olarak değerlendirmek durumundayız.

Sizin elinize bazı kontrol noktalarının verilmiş olması bu aklın sizin kontrolünüzde olduğunu kesinlikle göstermiyor. Hatta bilakis sizin tam olarak onun kontrolüne girebilmenizin mümkün olduğuna da işaret eder. Bir örnekle anlatmaya çalışayım;

Evinizin salonunda yeni aldığınız, Ethernet portu üzerinden internete bağlanan “akıllı” televizyonunuzun karşısına geçtiniz. Elinizi kolunuzu oynatarak veya konuşarak verdiğiniz komutlarla ona kanal değiştirtiyor, sesi kısıp açıyor istediğiniz gibi kumanda ediyorsunuz öyle mi? Televizyon da sizin tercihlerinizi kayda alıp sizi tanımaya çalışıyor, Peki başka ne olabilir?

Cihazınız sizin ses imzanızı çıkartıp diğer birçok insan arasından sizi ayırt edebilme yeteneği kazanır, yüzünüzü ve mimiklerinizi tanır hale gelir. Evdeki diğer (PC, Laptop, Tablet, Kamera) cihazlarınızla iletişim kurma, onlardan bilgi alma ve onlara program ve bilgi aktarma özellikleri kazanır.

Peki başka ne yapılabilir?

Çok şey.. Sizden doğrudan aldığı biyometrik bilgileri, kişisel tercihlerinizi, evdeki diğer her türlü cihazlarınızdan topladığı (yazılım, veri, text, video, foto, ses kaydı vb) bilgileri uzak uçtaki bir noktaya muntazam olarak aktarabilir. Oralarda bu bilgiler milyonlarca diğer kaynaktan toplananlarla birlikte loglanabilir. Özel yazılımlarla sürekli taranarak denetlenebilir. Bu denetimlere göre yine çevrimiçi olarak evdeki akıllı cihazınıza yeni görevler yüklenip özel sorgulamalar yaptırılabilir. Sorgulamalar evdeki her farklı cihaz ve kişi için ayrı ayrı açılarak dosyalanabilir, loglanabilir. Evinizde bulunan, kontrolü ele geçirilmiş bir akıllı cihaz dinleme yapmak için yerleştirilebilecek herhangi “böcek, tele kulak” ile kıyaslanmayacak avantajlara sahiptir.

Akıllı cihazları kimler dinleme yapmakta kullanabilir?

Hemen aklınıza büyük şirketler, mafya, ya da yabancı casusluk kuruluşları NSA, CIA, KGB vb gelmesin. Öncelikle kendi devletinizin kurumları başta olmak üzere kamu içindeki örgütlü gayri resmi çetelerin bu kaynaklardan kamusal tecessüs geleneği yüzünden, ya da sırf kendi süfli menfaatleri için yararlanmalarını bekleyebilirsiniz.

Osmanlının son dönemi ile Türkiye Cumhuriyetinin ilk yıllarından itibaren devletimizin vatandaşlarını izlemek için ne büyük zahmetlere girebildiği inanılmaz bir gerçek. Devlet düşmanı, hükümet muhalifi potansiyeli taşıyan, komünist, şeriatçı şu bu yaftası yapıştırılan beher kişinin peşine düşerek onu 24 saat izleyip rapor yazsınlar diye ne kadar çok kadro(hafiye) görevlendirildiği çok zor inanılır bir hakikattir.

O zamanlar devletin elinde şimdiki gibi çok hassas cihazlar yok. Evde, işte elektronik cihaz olarak sadece telefon bulunuyor. Bunlar da sürekli dinleniyor ama göze çarpmadan yapmak çok güç. Dinlenen kişi genellikle peşine takılan memuru da telefonunun dinlendiğini de kolayca anlayabiliyor. Ama yine de devlet bu izlemelerini ısrarla sürdürmüştür. Çünkü niyeti vardır, günün en ileri teknik ve maddi imkânlarına sahiptir, üstelik vakti boldur.

Şimdi ise devletlerin teknik imkânları çok artmış, niyetiyse hiç azalmamıştır. Ayni anda on binlerce telefonu dinleyip, ses imzasından “A” kişisinin o sırada hangi telefondan görüşmekte olduğunu bulabilir. Telefonun GPS özelliğinden dünyanın tam olarak hangi noktasında olduğunu bulabilir. (GPS olmayan telefonlarda da konum GSM üzerinden yaklaşık olarak belirlenebiliyor. Telefon kapalı iken yazılım müdahalesiyle mikrofon ve kamerası çalıştırılıp ses ve görüntü alınabilir. Zaman bilgisiyle birlikte (geçmişe ait) ses ve görüntü kayıtları da alınabilir. Ses ve görüntülere müdahale edilip, ekleme çıkartma yapılarak üçüncü kişiler aldatılabilir. Cepte kapalı görünümde bulunan cihaz üzerinden arama yapılabilir. İleri teknik uygulamalar sizin kontrolü ele geçirilen telefonunuz üzerinden sizin namınıza ses ve data alışverişine imkan vermektedir. Kandırma korkutma ve kışkırtma sistemleri akıllı cihazlar üzerinden artık muhteşem ve sınırsız yeni operasyon imkânları kazanmaktadır.

Yorum gönder

Yorum göndermek için giriş yapmalısınız.